SÖZÜN EMANETİ
İnsan konuşur. Fakat her konuşma söz değildir.
Modern dünya, insanın konuşma imkânlarını çoğalttı; fakat sözün ağırlığını hafifletti. Sesler arttı, mecralar genişledi, cümleler çoğaldı. Buna karşılık anlam derinleşmedi; bilakis seyrekleşti. İletişimin hızlandığı bu çağda insan, hiç olmadığı kadar çok şey söylemekte; fakat giderek daha az hakikate temas etmektedir.
Oysa söz, yalnızca bir ifade biçimi değildir. Söz; insanın kendisiyle, başkasıyla, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin en sahici tezahürlerinden biridir. Bu yönüyle o, sadece dilsel bir üretim değil; aynı zamanda ahlaki bir yük, varoluşsal bir beyan ve korunması gereken bir emanettir.
Sözün Emaneti, dili ve iletişimi yalnızca teknik bir beceri alanı olarak değil; ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir mesele olarak ele almaktadır. Bezm-i Elest'ten dijital çağa, antik hitabetten İslam düşüncesine, medrese ve Enderun terbiyesinden Anadolu irfanına, modern psikolojiden modern insanın anlam krizine uzanan geniş bir çerçevede sözün nasıl hafiflediğini, insanın dil ile nasıl biçimlendiğini ve kelimenin nasıl yeniden haysiyet kazanabileceğini tartışmaktadır.
Bu kitap, laf kalabalığı içinde anlamı; hızın içinde hikmeti; görünürlüğün içinde sahiciliği; iletişimin içinde ilişkiyi arayanlar için bir çağrıdır.
Çünkü söz, yalnızca söylenen değil; taşınan, korunan ve sonunda hesabı verilen bir emanettir.
- Açıklama
İnsan konuşur. Fakat her konuşma söz değildir.
Modern dünya, insanın konuşma imkânlarını çoğalttı; fakat sözün ağırlığını hafifletti. Sesler arttı, mecralar genişledi, cümleler çoğaldı. Buna karşılık anlam derinleşmedi; bilakis seyrekleşti. İletişimin hızlandığı bu çağda insan, hiç olmadığı kadar çok şey söylemekte; fakat giderek daha az hakikate temas etmektedir.
Oysa söz, yalnızca bir ifade biçimi değildir. Söz; insanın kendisiyle, başkasıyla, toplumla ve hakikatle kurduğu ilişkinin en sahici tezahürlerinden biridir. Bu yönüyle o, sadece dilsel bir üretim değil; aynı zamanda ahlaki bir yük, varoluşsal bir beyan ve korunması gereken bir emanettir.
Sözün Emaneti, dili ve iletişimi yalnızca teknik bir beceri alanı olarak değil; ontolojik, ahlaki ve medeniyet kurucu bir mesele olarak ele almaktadır. Bezm-i Elest'ten dijital çağa, antik hitabetten İslam düşüncesine, medrese ve Enderun terbiyesinden Anadolu irfanına, modern psikolojiden modern insanın anlam krizine uzanan geniş bir çerçevede sözün nasıl hafiflediğini, insanın dil ile nasıl biçimlendiğini ve kelimenin nasıl yeniden haysiyet kazanabileceğini tartışmaktadır.
Bu kitap, laf kalabalığı içinde anlamı; hızın içinde hikmeti; görünürlüğün içinde sahiciliği; iletişimin içinde ilişkiyi arayanlar için bir çağrıdır.
Çünkü söz, yalnızca söylenen değil; taşınan, korunan ve sonunda hesabı verilen bir emanettir.
Stok Kodu:9786258703177Boyut:13,5x21Sayfa Sayısı:200Basım Yeri:İstanbulBasım Tarihi:2026Kapak Türü:Karton KapakKağıt Türü:2.HamurDili:Türkçe
- Taksit Seçenekleri
- Maximum KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim182,00182,00294,64189,28364,31192,92632,76196,56922,24200,20World KartlarTaksit SayısıTaksit tutarıGenel ToplamTek Çekim182,00182,00294,64189,28364,31192,92632,76196,56922,24200,20
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
