MAHŞER SUL GÜNÜ OLABİLİR Mİ?
Yirmi iki yıllık bir evlilik, iki çocuk ve yıllar içinde biriken kırgınlıklar... Kemal ile Leyla artık aynı evin iki insanı değil, aynı dava dosyasının karşı taraflarıdır. Tedbir kararları, mal paylaşımı, ağır suçlamalar ve karşılıklı davalar arasında aile giderek bir hukuk meselesine dönüşür. Fakat avukatlarının önünde yalnızca kapanması gereken dosyalar değil, birbirini artık göremeyen iki insan ve bu çatışmanın ortasında kalan bir aile vardır. Çocuklar için hazırlanan bir kitap, birkaç cümle ve altı maddelik vicdani bir protokol, onları kimin haklı olduğundan önce başka bir soruyla yüzleştirir: İnsan karşısındakinin kusurunu ararken kendi payını görebilir mi?
Mahşer Sulh Günü Olabilir mi?, bir boşanma dosyasından başlayıp hak, hesap, affetmek ve helalleşmek üzerine uzanan sıra dışı bir anlatı. Kemal ile Leyla karşılıklı davalarından vazgeçip yıllar sonra çocuklarıyla yeniden aynı masaya oturduğunda, bu kez daha büyük bir soru ortaya çıkar: Dünyada davacı ve davalı olan insanlar, mahşerde hesap görüldükten sonra birbirlerine nasıl bakacaklar? Abdurrahim Dede, hukuk ile vicdanı aynı hikâyede buluştururken okuru yalnızca bir ailenin sulhuna değil, insanın kendi hesabına ve affetmenin anlamına bakmaya çağırıyor.
- Açıklama
Yirmi iki yıllık bir evlilik, iki çocuk ve yıllar içinde biriken kırgınlıklar... Kemal ile Leyla artık aynı evin iki insanı değil, aynı dava dosyasının karşı taraflarıdır. Tedbir kararları, mal paylaşımı, ağır suçlamalar ve karşılıklı davalar arasında aile giderek bir hukuk meselesine dönüşür. Fakat avukatlarının önünde yalnızca kapanması gereken dosyalar değil, birbirini artık göremeyen iki insan ve bu çatışmanın ortasında kalan bir aile vardır. Çocuklar için hazırlanan bir kitap, birkaç cümle ve altı maddelik vicdani bir protokol, onları kimin haklı olduğundan önce başka bir soruyla yüzleştirir: İnsan karşısındakinin kusurunu ararken kendi payını görebilir mi?
Mahşer Sulh Günü Olabilir mi?, bir boşanma dosyasından başlayıp hak, hesap, affetmek ve helalleşmek üzerine uzanan sıra dışı bir anlatı. Kemal ile Leyla karşılıklı davalarından vazgeçip yıllar sonra çocuklarıyla yeniden aynı masaya oturduğunda, bu kez daha büyük bir soru ortaya çıkar: Dünyada davacı ve davalı olan insanlar, mahşerde hesap görüldükten sonra birbirlerine nasıl bakacaklar? Abdurrahim Dede, hukuk ile vicdanı aynı hikâyede buluştururken okuru yalnızca bir ailenin sulhuna değil, insanın kendi hesabına ve affetmenin anlamına bakmaya çağırıyor.
Stok Kodu:9786256160590Boyut:13,5x21Sayfa Sayısı:80Basım Yeri:İstanbulKapak Türü:Karton KapakKağıt Türü:2.HamurDili:Türkçe
- Yorumlar
- Yorum yazBu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
